| Kahve sizden fal bizden... |
|
Salı, 31 Mayıs 2011 00:01
|
|
Ama herkesçe bilinen bir gerçeği bir daha hatırlatmak isterim. Bayanlar en çok neyi sever diye sorduğumu farzedin.Hepinizin kahve,alışveriş ve dedikodu dediğiniz duyar gibiyim... Bu yazımın konusunu da bu üçlüden seçtim ve kahvede karar kıldım. Ama sadece kahve değil mevzu. Kahve deyince akla ne gelir?. Tabii ki fal.. Evet fal. Fal baktırmayan,fallara inanmayan bayan yoktur belkide.. Biz erkeklerde böyle bir şey yoktur arkadaş.Açık konuşalım. Çok azımız fallarla ilgilenir hatta fallara güleriz. Neyse konumuza dönelim.. Yine güzel bir tatil günü ben ve yanında bulunan aile fertlerimden iki bayan yollara düştük. Amaç biraz gezmek ve güzel birgün geçirmek. İzmir'i bilenler bilir. Şu meşhur Kızlarağası Hanı mevkiinden geçerken kahve içmek için sağlı sollu çok güzel kafeler var o mühitte.Tam oradan geçiyorduk ki, işte o an ağızlardan yükselen şu cümleye dikkat kesildik. "Kafe sizden fal bizden" Ayaklarımız nasıl olduysa bizi sesin geldiği tarafa sürükledi .Birdenbire, hiç hesapta yokken,ilahi bir nedenle açıklanacak bir güçle ve biz narkoz yemiş gibi gittiğimiz yönün tersine 180 derece dönerek sesin söylendiği yöne doğru çekilmeye başladık... Ne kadar irademize karşı gelmekte dirensekte arkamızdan gizli bir güç kafeye doğru itti.Ben ne olduğunu anlamadan kendimi masaya oturmuş hatta siparişimi verirken buldum kendimi... Son kez "İki kahve bir çay" dediğimi hatırlıyorum.. Çayı kendime kahveleri de bayanlara söyleyerek olanlara dur diyememenin verdiği acz ile başıma geleceklere teslim olmuş bir ruh halimle olaydan acı çekmeyi bırakıp zevk almaya başlamanın daha iyi olacağını düşünerek koltuğa iyice yerleştim.. Biraz bekledikten sonra çayımız ve kahvelerimiz geldi.. Ben yine lanet sigaramı yakıp çayımı yudumlarken karşımdaki bayanlar bir an önce kahveyi bitirip fallarında neler çıkacağını düşünüyordu...Buna eminim... Bir süre sonra kahveler içildi ve kahve fincanı ustalık ve teknik gerektiren bir hareketle ters çevrildi... Artık herkes beklemeye geçmiş kaderini şekillendirecek kahve fincanına bakıyordu.Beş dakika böyle geçti.Ve beklenen o an geldi.. Kafeden bir bayan kafasını dışarıya uzatıp gelmemizi söyledi.Bir erkek olarak ve kendimi orada tüm erkeklerin temsilcisi konumunda hissederek mağrur ve gurulu bir şekilde etrafı seyre dalmış numarası yaptım... Yani sesi duymamazlıktan geldim. Ben tüm bunları kendi içimde yaşarken yanımdaki bayanların masada olmadıklarını adeta birbirleriyle yarışırcasına fal baktırmaya koştuklarına şahit oldum... Aradan 10 dakika geçti... Kim bilir ne yalanlar ne atmasyonlar yapıldı... Ve nihayet fal baktıran bayanlar yüzlerinde gülücüklerle yanıma geldiler... Anlaşılan falları çok güzel çıkmış duymak istedikleri her şey bir bir söylenmişti... İkisinde yüzüne bahar gelmiş,çiçekler açmıştı.... Bakılan fal amacına ulaşmış,gönüller feth edilmişti.. Yavaş yavaş toparlanmaya başladık ve mekanı terk edecekken fala bakan kadın bir de kartını bırakıp "eğer söylediklerim çıkarsa beni arayın dedi". Her iki tarafında yüzünde gülücüklerle herkes mutlu bir şekilde oradan ayrıldık... Haaaa, hesabı söylemeyi unuttum... Bu abuk sabuk işlerin sonunda 30 TL. ödedik.Yani bir çay ve iki kahve 30 TL.. Sakın parayı sorun ettiğimi zannetmeyin.Benim söylemek istediğim başka bir şey... 30 TL bugün, bütün gün çalışan bir işçinin bile alamayacağı bir para. Ya fazla büyütme gerek yok.Ayda yılda yaşanan bir olay diyebilirsiniz. Fakat şuna eminim ki.. Her gün ama her gün oraya fal baktırmaya giden yüzlerce insan var.... Bir iki güzel söz için bunca boşa verilen zamana ve paraya yazık.... "Yapmayın bayanlar" |
Sitemizdeki yeniliklerden haberdar olmak için lütfen isminizi ve e-mail adresinizi yazarak 'abone ol ' butonuna tıklayınız...
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için