| Kara medyanın Türkan Saylan ile ilgili çarpıtmaları |
|
|
......Bir mektup daha, yine lise tomarından! Tarihi 23 Haziran 1952: "Kadir gecesi âdetim hilafına camiye gidip Sakal-ı Şerif'i öpemedim. Bütün gün oruçluydum. O akşam teravih'e gittik."Gülmeye başladım. Bu benim kaderim miydi ne? Sıkı bir dini eğitimden geçmeme, çocukluğumu sofu babaannemin anlattığı hurafeleri dinleyerek geçirmeme, esaslı bir din eğitimi almama, İslam'ı kendini sıkı Müslüman zanneden pek çok kişiden daha iyi kavramış olmama rağmen, yıllardır bir takım kötü niyetli insanlar "gâvur" olduğumu iddia eder durur. Bu kelimeyi de hiç sevmem. Müslüman olmayanları küçültücü bir kelimeyle ayrıştırmak, edepsizlikten başka bir şey değildir, bence. Tüm dinlerin Allah'a giden yolda bir vasıta olduğuna inandığım için, hayatım boyunca hiçbir dini küçümsemedim. Bizim kitabımız, diğer dinlerin peygamberlerine saygı talep eder zaten. Kendimi ise sadece ve hep Müslüman bildim...................... Bu yazının devamın da Saylan'ın haytının sonuna kadar her işinin başında 'Besmele' çektiği ve kendini Müslüman zanneden birçok kişiden daha Müslüman olduğunu anlatan çok sayıda örnek var..Kara medyanın bir insanı nasıl yanlış tanıttığını , bu medyanın her dediğine inanan halkımızın da nasıl yanılgılara düştüğünü bu yazıyla ve malesef son günlerde birçok örnekle ortaya koyabiliyoruz.Kendilerini Müslüman ve Müslümanların savunucusuymuş gibi gösteren bu medyanın Müslümanlığa sığmayacak iftira ve karalamaları nasıl yaptığına şaşırmamak elde değil..Ayşe KULİN'in Tek ve Tek Başına Türkan adlı eserini şiddetle okumanızı tavsiye ederim.Eşi benzeri görülmemiş bir Türk kadınının örnek olması gereken hikayesini bu eserde bulabilirsiniz. |
Sitemizdeki yeniliklerden haberdar olmak için lütfen isminizi ve e-mail adresinizi yazarak 'abone ol ' butonuna tıklayınız...
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için